Bugun...



Salih Sertkal Van’daki Tiktok Ağalarını ve Kara/Beyaz Haydarları yazdı

Van’da son yıllarda tuhaf bir şeyler oluyor. Kendilerine parayla “ağa”, “paşa”, “bey” dedirten bazı zevat/güruh zenginliği göstermekle itibar sahibi olmayı birbirine karıştırmaya başladı. Düğünler, düğün olmaktan çıktı; altın şovu merasimine dönüştürüldü resmen. Takılan çoğu da gerçek mi sahte mi o da bilinmez ya; bilezikler, kolyeler, para desteleri, lüks otomobiller, konvoylar.. Devir Tiktok "Ağaları" devrine döndü..

facebook-paylas
Güncelleme: 09-09-2026 16:09:09 Tarih: 09-09-2026 14:40

Salih Sertkal Van’daki Tiktok Ağalarını ve Kara/Beyaz Haydarları yazdı

Öncelikle Kürtlerdeki bu ağa-paşa oluşumuna kısaca bir değinmek gerek..

 

Van’da bilinçli gerçek asil insanların çok da tasvip etmediği fason "ağa-paşalık" son yıllarda tiktokun keşfiyle aldı başını gidiyor. Ki Kürtlerde bu günkü tarzda "Ağalık"  bir toplumsal tabakalaşma çok nadirdir. Kürt toplumu bu konuda Mîr, Beg ve kimi serhat bölgelerinde Ruslardan esinlenilen Kolxozlar olarak bir aşiretsel yada aşiretler konfedarasyonuna da dönüşebilen içsel bir yönetime sahiptirler. Van, Bitlis, Müküs, Cizir ve daha niceleri Mîrlikler eliyle yönetilmekteydi. 

Tabiki Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kürtlerde etkin olan bu yönetim şekli, Cumhuriyet ile barebar zamanla devletin otoritesinin boşaldığı güç getiremediği kimi yerlerde özellikle, güney Van, Hakkari ve Şırnak gibi illerde yine devlet eliyle yaratılan SUNİ AĞALAR yaratılarak asayiş berkemal edilmeye çalışılmıştır.

Kürt illerinde elbette gerçekten tarihten gelen Mirlik, Beglik konumunu toplumun hizmetine sunarak, toplumun siyasal taleplerine kulak veren destek sunan;  toplum ne kadar ağa-paşa dese de toplumla aynı mütevazılıkta yaşayan şeceresi yüzyıllara uzanan insanlar var. Onları ayrı tutuyoruz elbette.

 

Şimdi gel gelelelim bu suni ağa-paşaların düştüğü hallere bir mercek tutalım ! 

 

Son birkaç yıldır yine Van, Hakkari ve Şırnak'ta kimi düğünler, ki bu düğünler genelde ağa olmadığı halde kendine parayla ağa dedirtmeye çalışan yada bölgede bir şekilde dudak uçutlatacak şekilde zenginleşen kimi geneli görgüsüz ve asil olmayan bir zevatın şov merasimlerine dönüşmüş durumda. Binlerce insanın kapısına birebir giderek düğünlerine çağıran bu suni ağa-zengin zevatı, düğünlerine çağırdıkları insanlara düğünlerinde yaptıkları şovlarla; bakın benim her türlü her anlamda böyle bir gücüm var demeye getirmeye çalıştıkları o kadar aşikar ki kör göze parmak misalinin ötesinde..

 

Tabi bu şovu düğüne çağırdıkların insanların gözüne sokmakla yetinmiyor televizyonlar, gazeteler ve sosyan medya mecralarına tonlarca lira vererek düğünlerini tüm ülkenin gözüne sokmaktan asla imtina etmiyorlar..

 

Tabi bu durumda canına minnet olan kimi düğün çekim ajanslarının dişine kan değince olanlar oluyor (!)

 

Birkaç yüz liraya düğünde kişiye özel çekilen görüntüler montajlanıyor; arka plana Kurtlar Vadisi müzikleri konuluyor. Sonra bizim “ağa-paşa” efendiler, ağır ağır yürüyen, kameraya kasılarak bakan, etrafında adamları dolaşan görüntülerini sosyal medya hesaplarından servis ediyor. Bu tutmadıysa daha büyük işlere koyuluyorlar.

Olmadı mı?

Büyük sosyal medya hesaplarına para veriliyor.

Video oradan da paylaşılınca artık memleket görmüş oluyor:

“Bakın, Van’da bir ağa daha doğdu!”

Ne ağalık ama…

Ağalık kameraya oynanarak mı olur?

Eskinin Mîri, Begî,ağası böyle miydi ?

Gerçekten toplumda karşılığı olan insanların kendilerini “ağa” diye pazarlamalarına gerek yoktu.

İnsanlar onların kim olduğunu zaten bilirdi.

Birinin düğününe kaç kişi geldiğinden çok, dar gününde kaç kişinin yanında olduğu konuşulurdu.

Bir insanın üzerinde kaç kilo altın olduğundan çok, ihtiyaç sahibine ne yaptığı bilinirdi.

Şimdi ise bazıları için itibarın ölçüsü değişmiş.

Altının gramı…

Aracın modeli…

Düğün salonunun büyüklüğü…

Konvoyun uzunluğu…

Sosyal medya görüntülenmesi…

Bir de arka planda jenerik müziği…

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Ağalık mı bu, yoksa düşük bütçeli bir mafya dizisi figüranlığı mı?

200 liralık prodüksiyonla “ağa” olunur mu?

Asıl komik olan da burada başlıyor.

Yerel düğün çekim ekipleri birkaç yüz lira karşılığında bu görüntüleri çekiyor, montajlıyor.

Sonra ortaya öyle bir video çıkıyor ki sanırsınız Van’ın yarısı bu kişinin emrinde.

Bir tarafta siyah takım elbise…

Bir tarafta güneş gözlüğü…

Arka planda ağır çekim…

Üzerine de Kurtlar Vadisi müziği…

Adam yürürken kamera geri geri gidiyor.

Etrafta birkaç kişi…

Ve tabii olmazsa olmaz:

“Ağa geldi!” havası.

Sonra video sosyal medyaya servis ediliyor.

Kimi zaman kendi hesabından, kimi zaman da takipçisi yüksek hesaplara ücret karşılığında.

Birkaç saat içerisinde “Van’ın ağası” oluveriyor.

Halbuki o video, en fazla şunu kanıtlıyor:

Paranız varsa birkaç yüz liraya kendinizi olduğunuzdan daha önemli gösterebilirsiniz.

Ama bunun adına asalet denmez.

Hasılı son dönemlerde altın ağırlığı arttıkça asalet hafifliyor..

 

Tiktok ağaları yetmezmiş gibi bir de bu işin Kara/ Beyaz Haydarları çıktı..

 

Van'da suni ağa-paşalar eliyle yürütülen düğün altın şov merasimleri yetmezmiş gibi şimdi de sosyal medyada Vanlı Kara Haydar (M.F.T)  olarak bilinen bir kişi Van'da iki gün önce bir düğün yaptı. Öyle bir düğün yaptı ki düşün takılan altınlar yapılan kutlamalar polisin savcılıkların dikkatini çekecek kadar büyük ölçüye sahipti.

Görkemli düğünü, yüksek miktarda altın ve lüks yaşam görüntüleriyle uzun süre sosyal medyanın gündemini bırakın ülkenin gündeminde kaldı.

Ardından hakkında soruşturma başlatıldı ve 8 Eylül’de tutuklandı. Soruşturma kapsamında düğünde takılan yüksek miktardaki ziynet eşyaları ve mali durumu da inceleme konusu oldu. Vanlı Kara Haydar ise savunmasında düğündeki altınların emanet olduğunu, bazı organizasyon ve lüks görüntülerin sponsorluk kapsamında gerçekleştiğini söyledi.

Vanlı Kara Haydar'dan sonra yine bu sabah İstanbulda kamuoyunda “Beyaz Haydar” olarak anılan başka bir isim üzerinden benzer gösterişli yaşam ve düğün görüntüleri tartışılıyor; kişinin gözaltına alındığına ilişkin haber ve sosyal medya paylaşımları da gündeme yansımış durumda Ve o da gözaltına alınmış

.

Burada mesele yalnızca Kara Haydar veya Beyaz Haydar değil.

Mesele Haydarların çoğalmasını sağlayan kültür.

Çünkü bugün bir Haydar çıkar, yarın başka bir Haydar çıkar.

Biri kara olur, biri beyaz olur.

Ama zihniyet aynı kalır:

Göster, kasıl, parlat, paylaş ve kendine bir unvan biç.

Van’ın yüzde kaçı gerçekten böyle yaşıyor?

İşin bir başka tarafı da şu:

Bu görüntüler Van toplumunun tamamını temsil etmiyor.

Hatta toplumun çok küçük bir kesiminin kendi içerisindeki gösteriş yarışını bütün kente mal ediyor.

Van’da insanların ezici çoğunluğu böyle yaşamıyor.

İnsanlar geçim derdinde.

Kiralar yüksek.

Gençler iş arıyor.

Esnaf ayakta kalmaya çalışıyor.

Çiftçi borçlu.

İşçi aldığı maaşla ay sonunu getirmeye uğraşıyor.

Ama sosyal medyaya bakıyorsun:

Milyonluk düğünler…

Kilolarca altın…

Lüks otomobiller…

Konvoylar…

Ve kendisine “ağa” dedirten insanlar…

Sanki Van’da herkes böyle yaşıyor.

HAYIR !

Van böyle yaşamıyor.

Van’ın küçük bir kesimi böyle görünmeye çalışıyor.

Ve sosyal medya da bu görüntüyü büyütüyor.

Görgüsüzlüğün adı “gelenek” olamaz

Kimse düğünde altın takılmasına karşı değil.

Kimin ne kadar takacağı da kendi meselesidir.

Ama mesele, düğünün bir servet teşhirine dönüştürülmesidir.

İnsanların birbirine üstünlük kurmak için düğün yapmasıdır.

“Benim düğünüm seninkinden daha büyük olacak.”

“Benim gelinime daha fazla altın takılacak.”

“Benim konvoyum daha uzun olacak.”

“Benim videom daha fazla izlenecek.”

Bu artık gelenek değildir.

Bu, gösteriş yarışıdır.

Ve gösteriş yarışının sonu hiçbir zaman gelmez.

Çünkü birinin 2 kilo altını varsa diğeri 3 kilo ister.

Birinin 10 lüks aracı varsa diğeri 15 araç ister.

Birinin videosu 100 bin izlenmişse diğeri 500 bin izlenmek ister.

Sonra insanın gerçek hayatı ile sosyal medyada yaratmaya çalıştığı imaj arasında uçurum oluşur.

Asıl fakirlik burada başlıyor

İnsan ekonomik olarak fakir olabilir.

Bu ayıp değildir.

Ama sahip olmadığı bir itibarı parayla satın almaya çalışmak başka bir şeydir.

Çünkü itibar satın alınmaz.

Takı satın alınabilir.

Araba satın alınabilir.

Düğün salonu kiralanabilir.

Video çektirilebilir.

Sosyal medya paylaşımı satın alınabilir.

Hatta bir süreliğine “ağa” görüntüsü bile satın alınabilir.

Ama insanlara “Ben kimim?” sorusunun cevabını satın alamazsınız.

Çünkü gerçek itibar, kamera kapandıktan sonra ortaya çıkar.

Kurtlar Vadisi müziği sustuğunda…

Konvoy dağıldığında…

Altınlar kasaya girdiğinde…

Düğün salonunun ışıkları söndüğünde…

Sosyal medya paylaşımının altındaki yorumlar kaybolduğunda…

Geriye ne kalıyor?

İşte insanın gerçek ağırlığı orada belli oluyor.

Ağalık, insanın üstüne taktığı altın değildir

Van’ın EĞER gerçek ağaları varsa onların kim olduğunu halk bilir.

Onların “Ben ağayım” diye video çektirmesine gerek yoktur.

Kurtlar Vadisi müziğine ihtiyaçları yoktur.

Beş yüz liralık prodüksiyonla kendilerini pazarlamazlar.

Büyük hesaplara para verip “Beni paylaşın” demezler.

Çünkü gerçek itibar reklam istemez.

Bugün kendisini ağa-paşa diye pazarlayanlara küçük bir tavsiyem var:

Bir gün telefonunuzu kapatın.

Kameraları susturun.

Müzikleri kesin.

Arabaları garaja çekin.

Altınları çıkarıp masaya koymayın.

Ve kendinize şu soruyu sorun:

“Bütün bunlar olmadan ben kimim?”

Cevabı verebiliyorsanız mesele yok.

Ama cevap veremiyorsanız, kusura bakmayın…

Siz ağa değilsiniz.

Sadece ağa rolü yapan bir sosyal medya kullanıcısısınız.

Çünkü asalet altının gramıyla değil, insanın ağırlığıyla ölçülür.

Ve bazen insanın üzerine ne kadar çok altın takılırsa takılsın, altında saklanan görgüsüzlüğü örtemez.

 




Bu haber 314 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI