|
Tweet |
Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atanmasının ardından ne kadar da belediye meclisi feshedilmiş olsa da DEM Parti grubu belediye binasında olmasa da farklı toplantı salonlarında meclis toplantılarını almayı sürdürüyor. Ekim ayı meclis toplantısını DEM Parti İl Binası’nda gerçekleştirdi. Eşbaşkanlar Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan’ın başkanlığındaki toplantıya 13 belediye eşbaşkanı, Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeleri ve Van Milletvekili Zülküf Uçar katıldı.
Zeydan: Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz
İlk olarak söz alan yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, güncel gelişmelere değindi.
Zeydan, “Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. 27 Şubat çağrısıyla Kürt halk önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın Kürtlerin, Türklerin ve diğer halkların önüne tarihi bir fırsat koyduğunu ve bu sürece dört elle sarılması gerektiğini dile getirdik. Bu sürece Kürt halk önderi, Kürt Özgürlük Hareketi ve barışseverler büyük bir hassasiyetle sarılmış durumda.
Beklentimiz, hükümetin ve devletin gerekli adımları bir an önce atmasıdır. Özellikle bu sürecin baş aktörü ve siyasal koordinatörünün statüsünün bir an önce Meclis’te kurulacak kurulla belirlenmesi gerektiğini vurguluyoruz. Süreci akamete uğratmak isteyen güçler de boş durmuyor. Bu nedenle sürecin hedefine ulaşması için hızlıca adımlar atılması gerekir. Bu antidemokratik uygulamalardan biri de kayyım uygulamasıdır” dedi.
“Kayyım gaspı son bulmalı”
Van’da yaklaşık on yıllık bir kayyım uygulaması olduğunu belirten Zeydan, “Bizim atacağımız adımlardan birisi de kayyım gaspının son bulmasıdır. Her ziyaretimizde ve halk buluşmalarımızda kayyımın bu kente yaptığı uygulamaları anlatıyor, teşhir ediyoruz. Bazılarının önünü kesebiliyoruz, bazılarının önüne geçemiyoruz. Fakat bizim yapmamız gereken bu uygulamaları teşhir etmek ve kötülüklerin önünü kapatmaktır. Van halkına yapılması gereken; onurlu, özgür, yaşanabilir ve erişilebilir bir kent oluşturmaktır” ifadelerini kullandı.
“Van Gölü’nün geleceğini karartmayın”
Van Gölü’ndeki kirliliğe de dikkat çeken Zeydan, “Bilim insanları ve uzmanlar, Van Gölü’ndeki canlıların yaşamsal olarak olumsuz etkilendiğini belirtiyor. Kentin atık sularının yüzde 20’si arıtılmadan deşarj ediliyor ve bu durum göldeki canlıların yaşamını tehdit ediyor. Van kayyımı, gelirleri başka alanlara aktarmak yerine ileri biyolojik tesisin kapasitesinin artırılması için adım atsın. Kayyımın Van halkına bu kenti zehir etme hakkı yoktur. Van Gölü havzasını geleceğe taşımak bütün Van halkının sorumluluğudur. Buradan bütün Van halkına çağrıda bulunuyoruz: Kayyımı gördüğünüz yerde sorun; ‘Neden Van Gölü’nün geleceğini karartıyorsunuz? Neden biyolojik arıtma tesisinin kapasitesini artırmıyorsunuz?’” diye konuştu.
“16 katrilyonluk borç nereye harcandı?”
Van Büyükşehir Belediyesi’nin borcuna ilişkin de konuşan Zeydan, “Aldığımız bilgilere göre Van Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 25 katrilyona çıkmış. Kayyımın bıraktığı borcun üzerine 16 katrilyon daha borç yapılmış. Peki buna eşdeğer bir hizmet var mı? Görüyor muyuz? Yanlış yere yapılmış bir otogar ve sebze hali var. Varsayalım bir katrilyon oraya harcandı. Peki halkın geri kalan 16 katrilyonunu nereye harcadınız?” diye sordu.
“Bu talana ortak olmayın”
Halka ait taşınmazların satışa çıkarılmasına da tepki gösteren Zeydan, “Edremit Kıyıcak’taki taşınmazları satmaya çalışıyorlar. Buradan halkımıza sesleniyoruz: Bu talana ortak olmayın, bu taşınmazların satış süreçlerinde yer almayın. Bunların elbette yasal olarak hesabını soracağız. Meslek örgütleriyle birlikte gerekli girişimleri yapıyoruz” dedi.
“Kayyım halktan 6 bin 500 lira sayaç bedeli alıyor”
VASKİ’nin su ücretleri ve akıllı sayaç uygulamasına da değinen Zeydan, “Halka götürmedikleri suyun karşılığında yüksek ücret talep ediyorlar. Bizim dönemimizde bir kuruş zam yapılmayan suya, kayyım döneminde neredeyse yüzde 150 zam yapılmış durumda. Akıllı sayaç uygulamasında bizim dönemimizde dağıtılan ilk 5 bin sayaçtan halktan bir kuruş para alınmadı. Bugün kayyım halktan 6 bin 500 lira sayaç bedeli alıyor, ödeyemeyen yurttaşları ise icraya veriyor. Bunu kabul etmiyoruz. Bu kent halkının suyunu, taşınmazını, geleceğini ve yaşam alanlarını etkileyen bu anlayışı kabul etmiyoruz. Van halkının kaynaklarının halk için kullanılmasını, Van’ın doğasının korunmasını ve bu kentin onurlu, özgür, yaşanabilir ve erişilebilir bir kent haline getirilmesini istiyoruz” dedi.
Ardından konuşan yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Neslihan Şedal da: “Maalesef kayyum, kadın alanında yaptığımız bütün çalışmaları feshetti, iptal etti. 10 yıllık kayyum tahribatını göz önünde bulundurduğumuzda, Bekir Başkan ve Hatice Başkan şahsında belediyemizin gasp edilmesinden bugüne kadar Van’da 517 tane taşınmazın satıldığını, tespit ettiğimiz kadarıyla ifade edebiliriz” dedi.
Şedal, son 1,5 yıllık süreçte 77 taşınmazın satıldığını öne sürerek, “Ancak son 1,5 yıllık içerisinde kayyumun Van’ın ihtiyaçlarının giderilmesine dönük belirlenen yerlerin, kaynakların nasıl bertaraf edildiğini de görebiliyoruz. Yani kayyum, sadece bu süreçte atandığından beri 77 tane taşınmazı, belediyeye ait, bu halka ait taşınmazı sattı ve birçok kurumu da devretmiş oldu” diye konuştu.
Kayyım uygulamalarına ilişkin yaptıkları eleştiriler nedeniyle davalar açıldığını belirten Şedal, “Kayyum zihniyetinin bir talan zihniyeti olduğunu, bir yolsuzluk zihniyetini ifade ettiğimizde her defasında bize bununla ilgili davalar açıldı. Sürekli ifadelere çağrıldık” ifadelerini kullandı.
“Halkın belediyeleri halka teslim edilmeli”
Şedal, konuşmasının devamında Esenyurt Belediyesine yönelik operasyonu da gündeme getirerek, “Oysaki bu sabah bile gözümüzü açtığımızda Esenyurt Belediyesine yapılan operasyonla yine kayyum yönetiminin bir yolsuzluk iddiasıyla bir operasyon yapıldığını öğrenebildik. Biz bu gerçekleri dile sistem tarafından biz ‘suçlu’ görülüyoruz, kayyumların yarattığı tahribatlar, yolsuzluklar bir şekilde örtülmeye çalışılıyor” dedi.
Şedal, “Bir an önce bu hukuksuzluktan vazgeçilmeli. Halkın seçme ve seçilme hakkı anayasal düzlemde güvence altına alınmalı ve bir an önce halkın belediyeleri halka teslim edilmelidir. Bunun mücadelesini hep birlikte yürüteceğiz” diye konuştu.
Son olarak konuşan Van Milletvekili Zülküf Uçar da kayyımın gasp olduğunu ve bir an önce halkın iradesinin tekrardan kentin yönetiminde olması gerektiğini vurguladı.
Konuşmaların ardından meclis görüş ve önerilerle son buldu.