beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Van’da Halep protesto yürüyüşüne izin verilmedi !

Van’da Halep saldırılarını protesto etmek için düzenlenmek istenen’Meşaleli yürüyüşe’ izin verilmedi. Cumhuriyet Caddesi güzergahinda toplanan kitlenin etrafi çok sayida polis tarafindan kalkan ve araclarla çevirilerek yürüyüş yapmalari engellendi. Yapilmak istenen yürüyüş icin yapilan müzakereler sonuç vermeyince kitle olduğu yerde basin aciklamasi yapti.

facebook-paylas
Güncelleme: 12-01-2026 23:11:19 Tarih: 12-01-2026 23:00

Van’da Halep protesto yürüyüşüne izin verilmedi !

Katılanlar adına basin açiklamasini Sevda Akin Akar yapti.

Akar açiklamada şu ifadeleri kullandi "

BASINA VE KAMUOYUNA

Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşayan Kürt halkına yönelik sürdürülen saldırılar, açık bir Kürt düşmanlığının ve insanlık suçunun güncel tezahürüdür. Şam’daki geçici yönetim adına hareket eden, önemli bir bölümü HTŞ ve IŞİD geleneğinden gelen cihatçı silahlı grupların yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını gasp etmektedir. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, Kürt halkının kolektif varlığına ve siyasal iradesine yönelmiş bilinçli bir saldırıdır.
Bu saldırılar yalnızca askeri bir hamle değildir. Aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkların ortak mücadelesiyle inşa edilen demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu yaşam modelini hedef alan politik bir imha girişimidir. Amaç; Kürt halkını statüsüz, savunmasız ve iradesiz bırakmak, Suriye’nin geleceğini yeniden tekçi, mezhepçi ve otoriter bir zeminde şekillendirmektir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusuna yönelmiş açık bir Kürt düşmanlığını ifade etmektedir.

Özellikle altını çiziyoruz: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine ve farklı inanç gruplarına yönelen saldırıların devamıdır. Bu saldırılar; halkları birbirine düşmanlaştırmayı, Suriye’yi kalıcı bir çatışma alanına çevirmeyi hedefleyen mezhepçi ve ırkçı bir siyasal aklın ürünüdür. IŞİD’e karşı insanlık adına bedel ödeyen Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bugün Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve halkların bir arada yaşamının en güçlü güvencelerinden biridir. Bu tarihsel gerçeklik, cihatçı yapılara bel bağlayanlar tarafından yok edilmek istenmektedir.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, HTŞ ve lideri Colani gibi eli kanlı figürlerin münferit eylemleri değildir. Bu saldırılar; uluslararası hukukta savaş suçu sicili bulunan, IŞİD ideolojisinden beslenen HTŞ’nin yıllardır korunması, meşrulaştırılması ve siyasal muhatap hâline getirilmesiyle mümkün olmuştur. Türkiye’nin HTŞ ile kurduğu açık ve örtük ilişkiler, bu yapının Suriye’de Kürt halkına ve Rojava’daki demokratik yönetime karşı bir saldırı aparatı olarak kullanılmasının önünü açmıştır. Bu tablo, yalnızca bir dış politika tercihi değil; sivillere yönelik saldırılar karşısında açık bir siyasi sorumluluk ve suç ortaklığı tartışmasını da beraberinde getirmektedir.

Türkiye Milli Savunma Bakanı’nın “gerekirse Suriye’ye desteğe gideriz” yönündeki açıklaması, bu bağlamdan bağımsız değildir. Bu söylem, sivillerin korunmasını değil; Kürt halkının kazanımlarını hedef alan, cihatçı yapılara alan açan ve savaşı derinleştiren bir tehdit dilini yansıtmaktadır. Kürtlerin statü, özgürlük ve demokratik temsil taleplerine karşı HTŞ gibi yapıların dolaylı ya da dolaysız biçimde desteklenmesi, Türkiye’nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.

Bir yandan barış söylemleri dillendirilirken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarına karşı savaş politikalarının desteklenmesi kabul edilemez bir ikiyüzlülüktür.

Rojava’ya sahip çıkmak, insanlığa sahip çıkmaktır.
Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam umudunu savunmaya devam edecektir. Halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız.

Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve tüm ilgili aktörleri artık izleyici olmaktan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve bu suçların failleri açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır.

Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine çağrımızdır: Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.

VAN EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU"




Bu haber 215 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI