|
Tweet |
Suudi Arabistan'ın kapsamıyla Riyad'da katılım Türkiye, Suriye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları tarafından düzenlenen istişare toplantısının ardından yayımlanan ortak raporde, Tahran yönetimine çağrı yapıldı.
Bakanlar tarafından onaylanan bildiride, İran'ın balistik füzeleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) gerçekleştirilen saldırıların doğrudan sivil amaçlı ve hayati altyapılarının hedeflendiği vurgulandı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi:
"İran İslam Cumhuriyeti'nin kasten sivil yerleşim bölgeleri, enerji tesislerini, su arıtma istasyonlarını, havalimanlarını ve kapasite binaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Bu hareketlerin uluslararası hukuk ve egemenlik sistemlerinin açık bir güçleridir."
Meşru müdafaa hakkı ve ağır bedel uyarısı
İran'ın bu saldırılarının "bahane kabul etmez" olduğu belirtilen açıklamada, saldırılardan zarar gören ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 51. maddesinin korunduğu savunma haklarına sahip oldukları hatırlatıldı.
Bakanlar, İran'ın komşuluk hukukunu ihlal etmeye devam etmesinin kendisine "siyasi ve ekonomik olarak ağır bir bedel ödeteceği" uyarısında bulundu.
Milis güçleri ve Hürmüz Boğazı şartları
Ortak bildiride İran'dan şu somut adım atılması talep edildi:
Bölgedeki milis gruplara verilen destek, enerji ve silah sevkiyatı durdurulmalı.
BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 numaralı kararına tam uyum sağlanmalı.
Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb üzerindeki uluslararası deniz akışını engellemeli veya tehdit eden girişimlerden vazgeçilmeli.
Lübnan vurgusu ve İsrail'i kınama
Toplantıda ayrıca Lübnan'ın toprak bütünlüğüne ve devlet bölgelerine destek mesajı verildi.
Silah gücünün sadece elinde olması gerektiği şekilde savunulurken; İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırıları ve bölgesel çaptaki politikaları da dışişleri bakanları tarafından kınandı.
Türkiye'den koordinasyona destek
İstişare toplantısına katılan Türkiye, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve operasyon yollarının devreye sokulması durumunun kararlılığını yineledi.
12 ülke, görünümü yakından takip etmek ve ortak bir güvenlik yapısını oluşturmak için koordine edilmesinin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldı.