|
Tweet | Tarih: 16-02-2025 16:16 |
Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyum atanmasının ardından başlayan olaylar ikinci kez büyüyerek devam ediyor. Dün sabah saatlerinden itibaren kent merkezinde ve mahallelerde başlayan protesto eylemleri bu gün de DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan, Tülay Hatimoğulları, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, bölgesel milletvekilleri, birçok parti yöneticisi, Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Neslihan Şedal ve Abdullah Zeydan çevre il ve ilçelerdeki belediye eşbaşkanlarının devam etmesiyle Van Cumhuriyet Caddesi'nde düzenlenen kitlesel destekle sürdü.
Kentte binlerce polisle yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Van geneli, basın açıklamasının Cumhuriyet Caddesi'nde de kolluk kuvvetleri yoğun güvenlik önlemlerinin toplanmasına dikkat edildi.Açıklamanın yapıldığı alan polis bariyerleriyle çevrelenirken eş genel başkanlar ve kalanlar uzun bir süre burada bekledi.
Bekeyişin ardından ilk olarak konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan kayyum atamalarının sert tepki gösterisi. ‘WAN SANDIKTA CEVABI VERDİ’
Burada ilk olarak konuşan Tuncer Bakırhan, polisin halka dönük saldırısına tepki gösterdi. Türkiye’nin tüm kentlerinden polislerin Wan’a getirildiğini söyleyen Bakırhan, “Fazla söze gerek yok. Allah aşkına şu an alınan önlemlere, TOMA’lara Türkiye’nin dört bir yanından buraya yığılan kolluğa bakılırsa bu ülkede demokrasi olduğunu söyler misiniz? Van bu ülkenin bir kentidir der misiniz? Bu bir işgal değil de nedir. Böyle bir görüntü Türkiye’nin başka bir yerinde var mı? Bu sömürge hukuku değil de nedir? Gençlerin işkenceyle gözümüzün önünde gözaltına alındığı, insanların bizimle buluşmasının engellendiği, Van halkıyla bizim aramıza bariyer kalkan koymaya çalışan bu aklı kınıyorum. Bu akıl yüzyıldır bu topraklarda hüküm sürüyor. Bu tekçi politikalarınızdan artık vazgeçin. Van halkı 14-14 yaparak size en büyük cevabı verdi. Van halkı, ‘Bekir Kaya’yı alırsınız, belediyeyi gasp edersiniz ama ben de sandıkta hesabı 14-0 ile sorarım’ dedi. Sizler buradan ders çıkarma yerine 3 dönemdir Kürt halkının iradesine kayyım atayarak, bu halkı durduracağınızı, kıracağınızı davasından, kimliğinden vazgeçireceğinizi mi düşünüyorsunuz. Yanılırsınız. Büyük yanılırsınız” diye belirtti.
Wan halkının haksızlığa, adaletsizliğe ve onursuzluğa asla izin vermeyeceğinin altını çizen Bakırhan, “Bu Wan yiğitlerin, barış annelerinin onurluca mücadele eden yılmayan kadınların kentidir. Van umudun, özgürlüğün, demokrasinin peşinde konuşan gençlerin kentidir. Wan yenilmez, pes etmez, gaspçı, hırsız kayyımlara asla onay vermez. Sizler Antep’ten, Gümüşhane’den, Kars’tan, Ardahan’dan buraya yığdığınız bu kolluk da kayyımınız da geçicidir. Ama bin yıllardır burada yaşayan onurlu Van halkı kalıcıdır. Sizler gideceksiniz, yolsuzluk hırsızlık yapan kayyımlarınız gidecek. Sizler gidicisiniz. 14-0 bizim için bir künye sizin de alnınıza yazılmış kara bir lekedir. Ama lekeden utanır mısınız onu bilmem” ifadelerini kullandı.
‘HALKIN İRADESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’
Wan halkının asla pes etmeyeceğini vurgulayan Bakırhan, şöyle devam etti: “Kürtler ‘siyaset yapamaz Kürtler seçemez’ mi diyorsunuz. ‘Kürtler belediye alamaz’ mı diyorsunuz. Dünyanın neresinde bir halkın iradesine 3 dönemdir kayyım atanıyor, gasp ediliyor. Hem de nasıl bir gasp. Gecenin ikisinde yabancı bir devletin bir kentini işgal ediyormuş gibi plastik mermilerle, coplarla, gazlarla onuruna sahip çıkan halkı yerlerde sürükleyerek döverek gözaltına alarak vazgeçiremezsiniz. Eşbaşkanımızın gözünü morartabilirsiniz ama direncini, onurunu, bağlılığını asla geri çeviremezsiniz. Bu morarmış göz sizin için büyük bir kötülük, bizim için onurdur. Halkımız için dövülürüz de sürükleniriz de, cezaevleri de yatarız, işkence de görürüz ama asla pes etmeyiz, asla eğilmeyiz, asla yorulmayız. Bu halkın davası onurlu bir davadır. Bu onurlu davanın demokratik bir barış ve eşit haklarla sonuçlanması için de mücadele etmeye kazanmaya, halkın iradesine onuruna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Yargı kumpasıyla bizi vazgeçireceğimizi mi sanıyorsunuz.
‘ÇÖZÜM DEMOKRASİDE’
Sayın Öcalan, 26 yıllık çatışma ve şiddet zemininden siyasi zemine geçiş yapmak için yakın zamanda bir yol haritasını açıklayacaklarını vurguladı. Siz seçmiyor musunuz? Siz çözüm istiyor musunuz? Siz Kürt sorununun demokratik çözümünden yana mısınız? Siz bu irade gaspıyla nasıl çözeceksiniz? Siz bu Kürt düşmanlığıyla nasıl barışa ulaşacaksınız? Abdullah Öcalan çözüm için uğraşırken beyefendiler kayyım atıyor. Yolsuzluk için işaretlemek için Kürt bölümlerini nefesini kırmak için. Van sizi kabul etmez. Aklınızı başınıza toplayın, insan olun. Mert olun. Barış mı, çözüm mü ayrıntıları mi, yoksa Kürt düşmanlığımı mı? Kürt düşmanlığı mı yapacaksınız bunu açık olarak barındırıyorsunuz. Bu el barış istiyor, bu el çözüm istiyor. Bu, Kürtçe kendi iradesini seçmesini, kendi iradesinin içeriğini istiyor. Bu, şiddet ve çatışma yerine demokratik zeminde sorunlarla müzakereyle, diyalogla çözelim. Kayayım atayarak, tutuklayarak, yargı sopasıyla muhalifleri, Kürtleri terbiye ederek mi çözeceksin? Anti demokratik ülkeler, otoriter rejimler, diktatörler teker teker çöküyor, Ortadoğu'dan dersler alınıyor. Türkiye'nin kurtuluşu kayyımda, gaspta, irade hırsızlığında değil; Türkiye'nin geleceği demokratik bir zeminde birlikte bütün renklerin başında Kürtler olmak üzere kardeşçe eşit bir şekilde yaşamasıdır. O belediye hep bizim olacak. Ey kayacağım. O parayı verecekler. Yargıya talimat verenler gidecekler. Van'ın hangi sokağında, hangi kahvesinde hangi berberinde 'kayyım nedir' diye sorarsanız 'hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlüktür' der. Utanın biraz. Bu kişinin iradesine saygı duyun. Kürt halkına düşmanlık yapmayın. En önemlisi son sözüm; karar ver. Demokratik çözüm mü, müzakere mi, diyalog mu, Kürt düşmanlığı mı? Satın almanın karşılığını siz verin. Onurlu Van'ın mücadelesi ve önünde saygıyla eğiliyorum. Burada bugün bariyerler olmasa yüzbinlerle bizi karşılayacağınızı da biliyorum. Ama bu günlerde gelecek.” dedi.
Basın açıklaması sonrasında eş genel başkanlar gelen binlerce kişiyle DEM Parti Van'ın bulunduğu yerde doğru yürüyüşe geçti.
DEM Parti önünde biraya gelen kitlenin ve eşbaşkanların tıbbi beklemesi sürüyor..