beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Eğitim-Sen Van şubeden İpekyolu Milli Eğitim yetkililerine sert tepki

Eğitim-Sen Van Şube yötecileri ve üyeleri, İpekyolu ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü ‘nün öğretmenlere dönük tutum ve yaklaşımlarını protesto etmek amacıyla Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi.

facebook-paylas
Güncelleme: 12-03-2026 17:49:58 Tarih: 12-03-2026 17:32


Açıklamayı katılanlar adına Eğitim-Sen Van Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt yaptı. 
Açıklamada şu hususlara dikkat çekildi "

İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova Eğitime Zarar Vermektedir

Van’da son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan birçok uygulama, İlçe Milli Eğitim yönetiminin tarafsızlığı ve kamu görevini hangi anlayışla yürüttüğü konusunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. İpekyolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova’nın göreve geldiği günden bu yana sergilediği tutum ve uygulamalar, eğitim emekçileri arasında ciddi bir huzursuzluk yaratmış; kurum içinde tarafsız ve adil bir yönetim anlayışının bulunmadığı yönünde güçlü bir kanaatin oluşmasına neden olmuştur.

Harun Yeşilova’nın görev süreci boyunca eğitim emekçileri üzerinde baskı ve tedirginlik yaratan bir yönetim anlayışının ortaya çıktığı görülmektedir. İş yerlerinde motivasyonun giderek düşmesi, çalışma barışının zedelenmesi ve eğitim ortamlarının huzurunun bozulması yalnızca eğitim emekçilerini değil, aynı zamanda öğrencileri ve velileri de doğrudan etkilemektedir.

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yapılan birçok başvuru ve dilekçenin yeterince değerlendirilmediği, bazı başvuruların sonuçlandırılmadığı yönünde eğitim emekçilerinden sendikamıza yoğun şikâyetler ulaşmaktadır. Buna karşın kimi süreçlerin oldukça hızlı biçimde devreye sokulduğuna dair gözlemler de bulunmaktadır. Bu durum, kamu görevinin gerektirdiği tarafsızlık ve eşitlik ilkeleri açısından eğitim emekçileri arasında ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.

Eğitim kurumlarının sağlıklı işleyebilmesi için idari süreçlerin şeffaf, öngörülebilir ve eşitlik ilkesine uygun biçimde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak son dönemde yaşanan bazı uygulamalar, karar alma süreçlerinin bu ilkeler doğrultusunda işletilip işletilmediği konusunda kamuoyunda tartışmalara yol açmaktadır.

Ne yazık ki ortaya çıkan tablo yalnızca ilçe düzeyindeki uygulamalarla sınırlı değildir. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bazı süreçlerde aldığı tutum ve değerlendirmelerin de eğitim emekçileri tarafından dikkatle izlendiği ve bu konuda ciddi kaygıların dile getirildiği görülmektedir. Eğitim alanını güçlendirmesi gereken idari yapıların, her türlü işlem ve değerlendirmede kamu yararını, hukuku ve pedagojik ilkeleri esas alması gerektiği açıktır.

Bu anlayışın en son ve kabul edilemez örneklerinden biri, Van İpekyolu Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi’nde yaşanan süreçtir. Somut bir dayanağa oturtulmayan ve 85 öğretmeni hedef alan isimsiz bir kâğıt parçası gerekçe gösterilerek okulda öğrenciler üzerinden bir süreç yürütülmüştür. Öğrencilere hazır metinler dağıtılarak yazılı beyanlar alınmış, velilerin bilgisi ve onayı olmadan öğrenciler uzun süre sınıflarda tutulmuştur.

Öğrencilerin öğretmenleri hakkında ifade vermeye zorlanması, eğitim kurumlarında asla kabul edilemeyecek bir yöntemdir. Bu tür uygulamalar, eğitim ortamının temelini oluşturan güven ilişkisini zedelemekte, öğretmenlerle öğrencileri karşı karşıya getirmekte ve öğretmenlerin öğrenciler nezdinde hedef haline getirilmesine yol açmaktadır. Eğitim kurumları; öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığı, öğrencilerin de bu sürecin bir parçası haline getirildiği alanlar değildir.

Öte yandan söz konusu süreçte ifade veren öğrencilerin yaşları ve pedagojik gelişim düzeyleri dikkate alındığında, bu şekilde bir uygulamaya maruz bırakılmaları son derece sakıncalıdır. Öğrencilerin yaklaşık dört ders saati boyunca sınıflarda tutulması ve belirli bir yönlendirme içeren metinler üzerinden yazılı ifadelerinin alınması pedagojik ilkelere açıkça aykırı bir durumdur. Bu tür yöntemler öğrencilerin psikolojik güvenliğini zedelediği gibi, eğitim ortamının sağlıklı işleyişini de ciddi biçimde bozmaktadır.

Söz konusu kâğıdın İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova’nın iddiasına göre masasının üzerine haberi olmadan bırakıldığı ifade edilmiştir. Bu iddia üzerinden başlatılan süreçte İlçe müdürünün talebiyle kaymakamlık onayıyla muhakkikler görevlendirilmiştir. Yapılan incelemede; öğrencilerin saatlerce sınıflarda tutulması, hazır formattaki sorular üzerinden toplu şekilde yazılı ifadelerinin alınması ve eğitim ortamının bu şekilde bir sürecin parçası hâline getirilmesi, pedagojik açıdan olduğu kadar idari sorumluluk bakımından da ciddi sorunlar doğurmaktadır.

Muhakkikler, Kaymakamlık onayı ile görevlendirilmiş olup, somut bir bulguya rastlamış olsalar raporlarını hazırlamış olacaklardı. Ancak İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova tarafından dosya muhakkik raporu beklenmeden İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilmiş, bu durum sürecin hangi niyetle yürütüldüğüne ilişkin soru işaretlerini daha da artırmıştır.

Bu noktada İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tutumu da ayrıca önem taşımaktadır. Muhakkik incelemesinde herhangi bir somut bulguya rastlanılmadığı bilinmesine rağmen İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün işlem tesis etmesi, eğitim emekçileri arasında yeni soru işaretleri doğurmuştur. Somut dayanak içermeyen ve 85 öğretmeni hedef alan isimsiz bir kâğıt parçasına dayanılarak bir sürecin işletilmesi, hukukun temel ilkeleri ve idari tarafsızlık açısından ciddi tartışmalara neden olmaktadır.

Öte yandan, soruşturma henüz başlamadan önce ve süreç devam ederken İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova’nın dosyaya ilişkin bazı bilgileri paylaştığı, ayrıca muhakkik incelemelerinin içeriğine müdahil olduğu ve süreci kontrol etmeye çalıştığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu durum, yürütülen incelemenin tarafsızlığı, gizliliği ve idari usullere uygunluğu açısından eğitim emekçileri arasında önemli kaygılara yol açmaktadır.

Henüz herhangi bir inceleme tamamlanmadan İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova’nın ilgili okul hakkında “orada bu potansiyel zaten var” şeklinde ifadeler kullandığı yönündeki bilgiler ise idari tarafsızlık ilkesi açısından son derece düşündürücüdür. Bir kamu yöneticisinin görevi önyargı üretmek değil; somut delillere dayalı, adil ve objektif bir süreç yürütmektir.

Tüm bu gelişmeler, İlçe Milli Eğitim Müdürü Harun Yeşilova’nın sergilediği tutumun yalnızca idari bir yanlışlık olmadığını; aynı zamanda siyasi hırslar ve dışarıdan alınan talimatlarla yürütülen bir anlayışın sonucu olduğu yönündeki kaygıları da güçlendirmektedir. Kamu yönetimi; kişisel hesapların, siyasi beklentilerin ya da talimat zincirlerinin değil; hukukun, liyakatin ve kamu yararının esas alındığı bir sorumluluk alanıdır. Ancak ortaya çıkan tablo, Harun Yeşilova’nın bu görevi yürütmek için gerekli olan liyakat, tarafsızlık ve kamu görevlisi sorumluluğu vasıflarını taşımadığı yönündeki eleştirileri daha da güçlendirmektedir.

Eğitim kurumlarının bu anlayışla yönetilmesi yalnızca öğretmenlerin mesleki itibarına zarar vermemekte; aynı zamanda öğrencilerin güvenli ve sağlıklı eğitim ortamını da doğrudan zedelemektedir. Eğitim yönetiminin en temel sorumluluğu; öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin kurumsal yapılara güven duymasını sağlamaktır.

Son dönemde eğitim emekçileri idare tarafından itibarsızlaştırılmakta ve hedef haline getirilerek saldırılara açık bırakılmaktadır. Bunun en acı ve çarpıcı örneklerinden biri de İstanbul’da katledilen öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’tir. Böylesi hukuksuz ve sorumsuz yaklaşımların eğitime hiçbir katkısı olmadığı gibi, öğretmenleri ve eğitim emekçilerini toplum nezdinde itibarsızlaştıran bir anlayışı da beslemektedir. Eğitim ve öğretime gerçekten katkı sunulmak isteniyorsa yapılması gereken, eğitim emekçilerini hedef göstermek değil; onların emeğine, onuruna ve mesleğine saygı göstermektir.

Eğitim Sen olarak; eğitim kurumlarının tarafsız, adil ve demokratik bir biçimde yönetilmesi, eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ortamına sahip olması ve öğrencilerin pedagojik olarak sağlıklı bir eğitim ortamında eğitim alabilmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü göreve çağırıyoruz.

Buradan Van Valiliği’ne, İpekyolu Kaymakamlığı’na ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de soruyoruz: Uydurma bir kağıt parçası üzerinden bu işlemlere başlayan Harun Yeşilova, ki kendisi bile yazmış olabilir bu kağıdı, masasında veya yerde bulduğu herhangi bir kağıt ya da herhangi bir okulla ilgili aynı süreci işletecek miydi? Bu tür uygulamaları Van’da bir usûl hâline mi getireceksiniz, yoksa yasa, mevzuat, hukukun üstünlüğü ve kamu yönetimi ilkeleri doğrultusunda mı hareket edeceksiniz? Yoksa göreve geldiği günden bu yana İpekyolu ilçesinde eğitime her türlü zararı veren, birilerinden aldığı talimatlarla hareket eden, yaptığı görevle kişisel düşüncelerini ve hıncını birbirine karıştıran Harun Yeşilova ile ilgili bir işlem tesis ederek başta eğitim emekçileri olmak üzere tüm kesimlerin ilçe müdürlüğü ve ilgili kurumlara güven duymasını mı sağlayacaksınız?

Söz konusu süreçte yaşanan tüm uygulamaların denetlenmesini, hukuka ve kamu yönetimi ilkelerine aykırı uygulamalarda sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli idari işlemlerin yapılmasını ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyoruz." denildi.

 




Bu haber 6 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI