|
Tweet |
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, gündemdeki gelişmelere ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına kapıları kapatan Doğan, "Partimizin en önemli gündemi demokratikleşme" dedi. Öcalan ile ilgili konut tartışmalarına da değinen Doğan, bu sorunun cevabını Adalet Bakanının vermesi gerektiğini ifade etti.
'Öcalan’ın koşulları konut tartışmalarına sıkıştırılmamalı'
DEM Parti İmralı Heyetinin Öcalan ile görüşmesine ve verilen mesajlara dikkat çeken Doğan, "Geldiğimiz aşamada mutlak iletişimsizlik söz konusu değil ve tecrit aşamasından bahsetmiyoruz" dedi.
Öcalan’ın yaşam koşullarının bina ya da konut tartışmalarına sıkıştırılmaması gerektiğini ifade eden Doğan şöyle konuştu: "Bizim ve Sayın Öcalan’ın odaklandığımız konu özgür yaşaması ve çalışma koşullarının oluşturulması. Bu sürecin önünü açar. Kamuoyuna rahat ulaşırsa sürece ivme kazandırılır. Bugüne kadar İmralı Adasına yaklaşım Kürt sorununa yaklaşımın aynası oldu. Yıllarca ağır insan hakları ihlali yaşandı. Şimdi öncelikle ön yargılardan kurtulmak gerekiyor. Bunlar magazinel konular değil, siyasi olgunlukla konuşulmalı. Bu durumu güvenlik kategorisine yerleştirmek yerine barış ve demokratik toplum sürecinin ana aktörüne bakarak çağrının nasıl hayata geçeceği tartışılmalı. Gazeteciler, akademisyenler, hak savunucuları, kanaat önderlerinden sorularını doğrudan Öcalan’a sormalı."
CHP’ye olumsuz yanıt
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı erken ve ara seçim çağrısına değinen Doğan," Seçim tartışmaları şu anda gündemimizde değil. Partimizin en önemli gündemi demokratikleşme. Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme adımlarının atılması için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Seçim tartışmaları bazı konuların üstünü de örtüyor, ülkenin başlıca sorunları konuşulmaz hale geliyor ve seçim sonrasına erteleniyor. CHP’nin bu konuda önemli adımlar atacağını düşünüyoruz. Masada, diyalog yoluyla demokratikleşmeyi hedefliyoruz. Muhalefetten de bunu bekliyoruz ancak Özgür Özel’in erken seçim çağrısını da çok iyi anlıyoruz. Biz de kayyımlardan çok çektik" diye konuştu.
'İBB davasına toplum güvenmiyor'
İBB davasında ise toplumun yapılan yargılamaya inanmadığını vurgulayan Doğan "Halk iradesine doğrudan yargı yoluyla müdahale olarak görülüyor bu celseler. Somut delil yokken Türkiye'de hukukun nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gösteriliyor. İvedilikle kayyım politikalarına son verilmeli" dedi.
'Artık bu zulme son verin'
Figen Yüksekdağ'ın hapisteyken basını, üç ağabeyini ve ablasını kaybettiğini belirten Doğan, "Figen Yüksek, yarın defin için Adana'da olacak ama artık bu zulme son verin. İnsanların sadece tekil hayatlarından çalmıyorsunuz, Türkiye'nin demokratik geleceğinden de çalıyorsunuz. Milyonlarca insan bu tür olaylardan dolayı telafisi mümkün olmayan acılar yaşıyor. Kobani Kumpas Davası, Gezi Davası sona erdirilmeli. Figen Yüksekdağ ve ailesine sabır ağabeyine rahmet diliyoruz. Selahattin Demirtaş ve tüm tutsakların özgürlüklerine kavuşmasını talep ediyoruz" diye seslendi.
'Eski hatalar tekrar edilmemeli'
Komisyon raporundan sonra yasal düzenlemeler için de bir takvime ihtiyaç duyulduğunu belirten Doğan, "Silahsızlandırma için kritik bir kavşak. Eski hataları tekrar etmeyelim. Barış ve çözüm için en gerçekçi, kapsayıcı, bütünlüklü, dönemin ruhuna uygun yasal düzenlemelere ihtiyaç var. Biz siyasetin şiddetten arındırılması gerektiğini düşünüyoruz" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'e de cevap veren Doğan, "Görüyoruz ki hâlâ yeni bir dil oluşturulamıyor. Yapılması gereken talepleri duymak, şeffaf olmak" ifadelerini kullandı.