beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Suriye ve SDG açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Suriye’deki son gelişmeler ve SDG-Şam arasındaki mutabakata dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "SDG'nin 10 Mart Mutabakatına uymaması ve maksimalist tutumu çatışmaya neden oldu" dedi.

facebook-paylas
Tarih: 21-01-2026 18:46

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Suriye ve SDG açıklaması

AK Parti’nin Meclis’teki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündemdeki konulara ilişkin konuştu.

‘SDG hiçbir adım atmadı’

Suriye’de yaşanan son gelişmelere de değinen Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak, işgal ettiği yerleri teslim edecek böylece ülkenin bütünlüğü temin edilmiş olacaktı. SDG olumlu hiçbir adım atmadı” dedi.

Ateşkes anlaşmasından memnuniyet duyduğunu söyleyen Erdoğan, “Temennimiz daha fazla kan akmadan bu konunun çözülmesidir”.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

‘SDG hiçbir olumlu adım atmadı’

Komşumuz Suriye, 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. Suriye’nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı. Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği ve bütünlüğü temin edilmiş olacaktır. Ancak SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı.

SDG adlı yapı, 10 Mart mutabakatına uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askerî hedeflere saldırmayı sürdürdü. Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı.

Açık konuşmak gerekirse, SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak süreyen, sürekli el yükselten ve zamana oynayan tutumu bu tabloyu ortaya çıkarmıştır. Biz bu süreçte ilgili kurumlarımız vasıtasıyla tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk; düğümün çözülmesi, krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik. Başka aktörler de devreye girdi, 10 Mart mutabakatının uygulanması için gerekli tavsiyeleri yaptı; ancak SDG denilen yapının maksimalist tavrında herhangi bir değişiklik olmadı.

Değerli arkadaşlar, bu arka plan temelinde Suriye ordusu, Ocak ayının ikinci haftasında güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırıların ardından son derece haklı ve meşru biçimde önce Halep içindeki mahallelere, ardından Fırat’ın batısındaki topraklara operasyonlar düzenledi.

Son bir hafta içinde de Halep’teki mahallelerin yanı sıra Fırat’ın doğusundaki topraklar Suriye ordusu tarafından illegal silahlı unsurlardan temizlendi. Öncelikle şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş, siyasi birliği haiz tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk; Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Suriye devletinin ve Suriye ordusunun, tüm etnik kökenlerin, inançların ve mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek ve bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini, komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz.

Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkânı kalmamıştır.

Bayrak indirme

Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Değerli kardeşlerim, Millî Savunma ve Adalet Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır; soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.

‘Suriye Kürtleri öz kardeşimizdir’

Suriye’deki Kürtler bizim öz ve öz kardeşlerimizdir. Suriye’deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz.

Yeni Suriye hükümeti, devrimden sonra ülkedeki diğer tüm dinî ve etnik gruplar gibi Suriyeli Kürtlere de kucak açmış, samimi bir entegrasyon için çok yapıcı davranmıştır. Suriye Devlet Başkanı Sayın Ahmet Şara, yayımladığı kararnamelerle Suriye’deki Kürtlerin var olma haklarını, dil ve kültürlerini yaşatma haklarını ve Suriye yönetimine katılma haklarını teslim etmiştir."

 




Bu haber 616 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI