|
Tweet |
Kamu Ekmekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) "Halk için bütçe ve demokratik Türkiye" şiarıyla binlerin katılımıyla Wan'da bölge mitingi gerçekleştirdi. Musa Anter Parkı’nda gerçekleşen mitinge Kürdistan kentlerinden sendika üyeleri, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, belediye eşbaşkanlarının da katıldığı miting alanına “Barıştan yana bir bütçe, cinsiyet eşitliğine duyarlı bütçe, sermaye değil halka bütçe, savaşa değil emekçiye bütçe”, “Ji bo gel budce”, “Hunê biçin em ê bimînin” yazılı pankart taşındı.
Mitingin iki kapısından giriş yapan emekçiler, iktidarın 2026 bütçesini proteste eden sloganlar attı. Kortejler halinde alana gelen emekçiler “jin, jiyan, azadî”, sloganları attı. Bir dakikalık saygı duruşunun ardından Tertip Komitesi adına Şemsettin Bakır kısa bir konuşma yaptı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın barış çağrısına herkesin sahip çıkması gerektiğini ifade eden Bakır, ülkenin krizden çıkmasının tek yolunun bu çağrıyı yerine getirmek olduğunu belirtti.
‘ÇÖZÜM SAYIN ÖCALAN’IN YOL HARİTASIDIR’
Ardından konuşan Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, “İktidarın bütçesi halkın bütçesi değildir. Bu ülkede yaşanan tüm bu krizin nedene demokrasidir. Halka bütçe ve demokrasi bu ülkenin en önemli ihtiyacıdır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni bunun şemsiyesi olarak görüyoruz. Demokratik bir Türkiye içen Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki yol haritası hayata geçmesi gerekiyor. Her gün emeğimizi bitiren ve gençlerin ölümleri üzerinde yapılan bütçe değil, çözüm Sayın Öcalan’ın yol haritasıdır. Bugün bu yol haritası hepimiz için bir umut olmuşken, bugün ortaya konulan bütçe hayal kırıklığı olmuştur. Bu çağrının gereği barışın, kadının, gençliğin bütçesi olması gerekiyordu. Ama bu bütçe yine savaş bütçesi olmuştur. Savaşa ayrılan bütçe emeklere, gençlere, çocuklar için ayrılmalıdır. Bugün Türkiye’de herkes büyük bir kriz içerisinde. Bundan kurtulmak için hepimizin tek ses olması gerekiyor. Biz halkın bütçesi ve demokrasi istiyoruz” dedi.
Komisyon üyelerinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin çok önemli olduğunu söyleyen Beritan Güneş Altın, ”Tecrit nereden başladıysa barış ve diyalog da oradan başlamalıdır. Bu meclis herkesin sesini duymalı ve diyalog yolunu açık tutmalıdır” diye konuştu.
‘AÇLIK SINIRININ ALTINDAKİ ÜCRET’
Bir kez daha açlık sınırının altında ücretlere, sefalet düzeyinde maaşlara mahkûm edildiklerini söyleyen Karagöz, “Bu bütçe sizin taleplerinize ve gerçekliğine kör bir bütçedir. Bugün Wan’da hâlâ binlerce aile köyüne dönemiyor. Çünkü dönmek isteyenlere destek verilmiyor! Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandıracak hiçbir plan yapılmıyor. Tarıma ayrılan bütçe komik bile değil! Çiftçiye destek ödenekleri kuşa çevrilmiş durumda. Mazot, yem, gübre fiyatları almış başını gidiyor. Bu bütçe çiftçiyi değil ithalatı, köylüyü değil şirketleri, yerli üretimi değil dışa bağımlılığı büyütüyor. Kadınlar hem işte sömürülüyor, hem evde görünmeyen emekleriyle tükeniyor. Kadın işsizliğinde Avrupa birincisiyiz! Bölgemiz ise Türkiye’deki kadın işsizliği oranında ilk sıralarda yer alıyor. Kadına yönelik sistematik cinsiyetçi, baskıcı ve ayrımcı politikalar nedeniyle Rojin Kabaiş cinayetinin üzeri örtülmek isteniyor. Kadınlar güvencesiz işlerde, yarı zamanlı kölelik düzenine mahkûm ediliyor” dedi.
KÜRT SORUNU VURGUSU
İktidarın Kürt sorununu nasıl çözmek istediğini anlamak için de bütçeye bakmanın yeterli olacağını ifade eden Karagöz, “Bir yandan da ülkemizin son 50 yılında binlerce cana, milyarlarca dolar ekonomik kayba, toplumsal kırılmalara yol açan çatışmalı sürecin sonra erdirilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor. Ama bütçe bunun tersini söylüyor. Bütçeyi karadeliğe çeviren en önemli giderlerden biri de Suriye’de IŞİD ve EL-NUSRA militanlarından devşirme HTŞ’ye aktarılan paralardır. HTŞ uluslararası güçlerden de aldığı destekle Suriye’de her gün bir insanlık suçuna, Alevi ve Dürzi katliamına imza atıyor. Bu katliamları şiddetle kınıyor, protesto ediyoruz. HTŞ’ye verilen destek son bulmalıdır. Ülkemizin en yakıcı ihtiyacı savaş değil, barıştır. Barış, yalnızca çatışmanın bitmesi değil; emeğin ve özgürlüğün hakim olmasıdır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Kuçebend ve Barody sahne aldı. Miting, emekçilerin halay ve sloganlarıyla devam etti.
MA